Ruhların Kaçışı
Kötü adamı olmayan bir büyüme hikâyesi; elle çizilmiş animasyonun en yoğun örneklerinden.
Miyazaki’nin filmi, çocuk animasyonlarının neredeyse zorunlu saydığı iki şeyi reddediyor: net bir kötü adam ve net bir ders. Chihiro’nun karşısına çıkanların çoğu ne iyi ne kötü; sadece kendi kuralları olan varlıklar.
Kuralı olan bir dünya
Filmin dünyası tutarlı çünkü keyfi değil. Çalışmayanlar dönüşüyor, isimler sahiplerini bağlıyor, verilen söz tutuluyor. Bu kurallar hiç açıklanmıyor; karakterlerin onlara uymasından öğreniyoruz. Fantastik anlatının en zor işi budur ve burada zahmetsiz görünüyor.
Yubaba bile klasik anlamda bir kötü değil — sözleşmeye sadık, çıkarını gözeten, ama kendi kurallarını çiğnemeyen biri. Filmin çatışması iyi ile kötü arasında değil, uyum sağlamak ile kendini kaybetmek arasında.
Çizimin yoğunluğu
Elle çizilmiş kalabalık sahneler, bugün bile bakılınca şaşırtıyor. Hamamın iç mekânında aynı anda onlarca figür hareket ediyor ve hiçbiri döngüye alınmış gibi durmuyor. Bu, dijital animasyonun ucuzlattığı bir şeyin — kalabalığın — elle nasıl pahalı olduğunu hatırlatıyor.
Filmin en sevilen sahnesi, hiçbir şeyin olmadığı sahne: su üstündeki trende geçen birkaç dakika. Anlatı orada tamamen duruyor ve film o duruşu hak ediyor.
Ses ve müzik
Joe Hisaishi’nin müziği burada alışıldık Ghibli coşkusundan uzak. Piyano temelli ve çoğu yerde sessizliği bölmüyor, aralıyor. Tren sahnesindeki tek nota tekrarı, filmin duygusal merkezini müzikle işaretlemenin en ekonomik yolu.
Eleştiri
Son yirmi dakikada, Haku’nun kimliğine dair çözüm biraz aceleye gelmiş duruyor. Filmin geri kalanı bilgiyi bu kadar hızlı vermezken, final tek bir sahnede birkaç düğümü birden çözüyor.
Sonuç
Çocuk filmi rafında duruyor ama yetişkinler için de eksiksiz. Yirmi yıl sonra hâlâ bu kadar taze görünmesi, dijitalin taklit edemediği bir el işçiliğinden geliyor.
Kareler
Kareler filmin tanıtım görsellerinden alınmıştır; hakları yapımcı ve dağıtımcı şirketlere aittir.